Üyelik      İletişim      Künye     Reklam

  
     
                         
Ana Sayfa Kadrolar Haberler Etkinlikler Bilgiler Üyelerimiz Duyurular Resimler Videolar Yab.Meclisi

                           
   

 

HUZUR MEKÂNI MABETLERİMİZ

Tarih fabrika´sız, kütüphane´siz, hapishane´siz, hastane´siz, şehirlerden bahsetmektedir. Ancak mabetsiz toplum  ve zamandan asla !

Mabet geleneğinin mazisi insanlık tarihi kadar eskidir.  Hayatın stresli gidişatından, zihni ve dünyevi meşakkatten bir an olsun uzaklaşarak kişinin, Rabbi´yle başbaşa kalacağı zaman ve zemine ihtiyaç duyması gayet doğal ve fitrîdir. 

Camiler esenlik iklimine (Yunus, 25) ev sahipliği yapan huzur mekanlarıdır. Camilerde hep beraber insanlığın kurtuluşu ve huzuru için dualar edilir, günahların affı için gözyaşı dökülür ve topluca yankılanan “amin” sesleri semaya yükselir! Hz. Peygamber´in Medineye vardığında kendi evinden önce, Allah´ın evini inşa etmesindeki maksadı bundan başka ne olabilir?  Cemaatle namaz kılmayı teşvik etmesi (Buhârî, Ezan, 30) de bunun bir göstergesi değilmidir?  Cami, mescit, namazgâh, ibadethane... ne derseniz deyin, “Kulun Allah´a en yakın olduğu an secde halidir”. (Müslim, Salat, 215) hadisinin delaletinden buraların bizi, Allah´a misafir kılan ve yakın eyleyen kutsal yerlerin olduğunu unutmamak lazım.  Ne kadar güzel aracısız, Yaratan ile yaratılanın buluşması

Caminin yeri bir başkadır, bizim kültürümüzde! Kubbesindeki haşmeti, minaresindeki zerafeti, içindeki letafeti izaha ne hacet!  Şu kâinatta ezansız zaman dilimi geçmediği gibi, galiba mabetsiz yer de kalmayacak. 

Bir çok seyi olmaksızın yaşayabilen, ama camisiz asla duramayan insanımızın, gurbet ellerdeki fedakârlıkları takdire şayan değil mi? Onlar tıpkı Selçuklu devleti´nin kurucusu Sultan Tuğrul bey gibi: “Çadır kurduğum her yere bir mescit inşa etmezsem Allah´tan utanırım!” demişler ve islâmiyete bağlılığını göstermişlerdir.  

Yüce Allah kitabında; “Allah´ın mescitlerini ancak Allah´a ve ahiret gününe iman eden, namazını dosdoğru kılan, zekâtını veren ve Allah´tan başkaşından korkmayan kimseler imar eder. İşte doğru yola ermişlerden olmaları umulanlar bunlardır .” (Tevbe, 18) buyurmuştur.  

Hadis-i şeriflerde de mescit ve camiler hakkında şöyle denilmektedir: “Her kim Allah rizasını kastederek (büyük-küçük) bir mescit bina ederse, Allah Teâlâ da cenette onun gibi bir ev bina eder:” ( Tecrid-i Sarih, 2/393) 

“ Ben yeryüzü halkına azap etmeyi murat ettiğimde, mescitleri inşa, tamir, tanzif ve tenvir edenleri, benim rızam için birbirlerini sevenleri ve seher vakitlerinde istiğfar edenleri görünce, onlara azap etmekten vazgeçerim.” (Kudsi Hadis, İlahi Hadisler, s 28)   

Ebu Hureyre´den rivayet edilen bir hadiste de mescidin temizliğini yapan zenci birisinin ölümüne Peygamberimizin üzüldüğü, kabrinde dua ettiği ve “ Ben onu cennette mescit kırıntılarını toplar gördüm:”  buyurduğu belirtilmektedir. (Tecrid-i Sarih, 2/400, Riyazü´s-Salihin, 1/298) 

Camilerimiz toplu ibadetlerin eda edildiği, sevgi, bilgi, birlik ve beraberliğin´de en güzel sergilendiği ve yaşandığı kutsal mekânlardır. İslâm tarihinde camiler örgün eğitimin bir parçası olmuşlardır. Büyük mezhep imamlarının buralardan yetiştiğini biliyoruz. İmam-ı Azam, İmam-ı Şafiî, İmam Malik ve daha niceleri hem kendilerini buralarda yetiştirmişler, hem de etraflarını buralardan aydınlatmışlardır. 

Camilerin en önemli fonksiyonlarından biriside çocukların ve hatta yetişkinlerin sosyalleşmesine yaptığı katkıdır. Çocuklar inancın uygulanışını ve onun davranışlara yansıyan ilk örneklerini camide görmekte ve duygusal gelişimlerini buralarda tamamlamakta´dırlar.  

Dinleme, sevinme, üzülme gibi davranışları bu mekânlarda gerçekleştirir ve yaşarız. Çoğumuzun ilk teravih namazı heyecanı, mevlit törenleri, bayram namazı coşkusu ve ilk elif-be hecelemesi hâlâ zihinlerimizde canlıdır. 

Günümüzde önem kazanan yetişkin din eğitiminin uygulama alanı camiler olarak ortaya çıkmaktadır. Gelişen ve değişen dünyada artık yaşlılar eğitiminin de göz ardı edilemeyecek kadar ihtiyaç haline gelmiş olmasının, bilimsel temelleri de oluşmaya başlamıştır. Camilerimizde sadece vaaz ve irşat boyutundaki hizmetlerle yetinilmeyip, yaşlılara ve gençlere yönelik başka hizmetler sunmak için mekân, eleman ve muhteva hazırlığının yapılması gerektiği inancınıda taşımaktayız.  

Milletimizin mabetlere verdiği önemi ve değeri, merhum şairlerimiz şu dörtlük´lerle ne de güzel ifade etmişlerdir. 

Dili bir, gönlü bir, imanı bir insan yığını Görüyor varlığının bir yere toplandığını     Büyük Allah´ı  anarken bir ağızdan herkes  Nice bin dalgalı Tekbir, oluyor tek bir ses. ...................................Yahya Kemal Beyatlı

Ruhumun senden İlâhi, şudur ancak emeli: Değmesin mabedimin göğsüne namahrem eli.     Bu ezanlar ki, şehadetleri dinin temeli                 Ebedî yurdumun üstünde benim inlemeli   .........................................Mehmet Akif Ersoy

 1 Mart 1922´de TBMM açılış konuşmasında Mustafa Kemal Atatürk şöyle diyor: 

“Efendiler! Camilerin mukaddes minberleri halkın ruhanî, ahlâkî gıdalarına en feyyaz menbalarıdır. Binaenaleyh camilerin ve mescitlerin minberlerinden halkı tenvir ve irşad edecek kıymetli hutbelerin muhteviyatına halkça ittilâ imkanlarını temin, Şer´iyye Vekâleti celilesinin mühim bir vazifesidir. 

Minberlerden halkın anlayabileceği lisanla ruh ve dimağa hitap olunmakla, ehl-i İslâm´ın vücudu canlanır, dimağı saflanır, imanı kuvvetlenir, kalbi cesaret bulur. Fakat buna nazaran huteba-i kiramın haiz olmaları lazım gelen evsaf-ı ilmiye, liyakât-ı mahsusa ve ahvâl-i âleme vukuf hâiz-i ehemmiyettir. Bütün Vaiz ve hatiplerin bu ümniyeye hadim olacak surette yetiştirilmesine Şer´iyye Vekâletinin sarf-ı mukderet edeceğini ümit ederim.” (Atatürk´ün Söylev ve Demeçleri, Ankara 1997, s.246-247)

DİTİB Türk İslam Cemiyeti  -  Birlik Camii - Groß-Gerau

 

Yüce Allah kitabında

 
        B İ L G İ L E R    

" Allah´ın mescitlerini ancak Allah´a ve ahiret gününe iman eden, namazını dosdoğru kılan, zekâtını veren ve Allah´tan başkaşından korkmayan kimseler imar eder. İşte doğru yola ermişlerden olmaları umulanlar bunlardır buyurmuştur.”
 (Tevbe, 18)

 
        Kuruluş Bilgileri      
        Üye Kampanya      
        Tapu Tescil      
        Tutanaklar      
        Dini Bilgiler      
        Milli Bilgiler      
        Broşür / Flyer      
        Etkinlik Takvimi      
        Yönetim Kurulu      
        Din Görevlimiz      
        Webmaster